Sakalar
Efsanevi olarak anlatılanlara göre Sakaların dedesi Çakırköy kaynaklıymış… Babaları ölünce anası ve kızkardeşlerini de yanına alan Çakırköylü Bekir’in oğlu Eğret’e geliyor… Çakırköy’ü terketme sebebi nedir, neden başka yere gitmiyor da Eğret’e geliyor, ne zaman geliyor?… Bu ve benzer sorular cevapsız… Eğret’e geldikten sonra bir miktar tarla satın alma imkanı buluyorlar. Bu arada askere gidiş, orada neferlere su dağıtımı, ‘Saka’ ünvanını alış… Hacıların kızı Naime ile evlenme bu sıralamanın neresinde, bilinmiyor; ancak bundan sonra halk arasında kendisine ‘Saka’ denilse de resmiyette ‘Arzımanoğlu’ oluyor…
Şimdi bu kulaktan kulağa aktarılan söylentiyi belgelerle birleştirmeyi deneyelim. Böylece Sakaların Eğret’teki hikayesini de işlemiş oluruz…
Arzımanoğlu Ali, Hüseyin ile Naime’nin oğlu olarak 1879 yılında doğdu. Bir ablası vardı, adı Ayşe; Berberoğlu Murat’ın eşiydi. Yani Takgasların Kelömerin anası… Yirminci yüzyıl başlarına gelindiğinde baba Hüseyin vefat etmişti, ama Naime Ana hayattaydı…
Yukarıda anlatılanlarla bu kayıtlar karşılaştırıldığında, Çakırköy’den Eğret’e gelen kişinin Hüseyin olduğu anlaşılıyor. Kayıtlar tutulduğunda Hüseyin vefat etmiş bulunduğundan ana baba adını teyit edemiyoruz. Bu yüzden baba adının, anlatıldığı gibi Bekir olduğunu düşünmeliyiz. Fakat beraberinde getirdiği annesinin adını bilemiyoruz. Kızının adını Ayşe koyduğunu düşünerek annesi Ayşe tahmini yürütülebilir… Öyle bile olsa; Çakırköylü Bekir oğlu Hüseyin’in Annesi Ayşe Hanım ile birlikte Eğret’e getirdiği kızkardeşleri hakkında yine bilgimiz olmuyor… Bir de Hüseyin’in eşi Naime Hanım var… Anlatımlarla buradaki isim tutuyor. Buna göre Naime Hanım, Arzımanoğullarının Kelahmetler-Davılcıarifler kolundan olmalıdır. 20. Yüzyıl kayıtları tutulduğunda hayatta olmayan İbrahim-Satı çiftinin tek çocuğu olduğu anlaşılıyor… Askerde sakalık yapan zat Hüseyin mi yoksa oğlu Ali miydi, bu konuda netlik yok…
Biz dönelim tekrar Sakaoğlu Ali’ye…
1879 Yılında doğdu. Mahmut kızı Kezban ile evlendi, ama Kezban Hanımın kimlerden olduğu tespit edilemedi. Ölenler kalanlarla birlikte çok çocukları olduğu söyleniyor. Bunların yedisi tespit edilebildi. Üçü kız, dördü oğlan olan bu çocukların yaş sırasına göre isimleri; Hüseyin, Havva, Abdurrahman, Mehmet Ali, Bekir, Fadime ve Naime’dir…
Sakaoğlu Ali’nin eşi Kezban Hanım 1945 yılında vefat ediyor… Çok beklemiyor, kendisi de ondan beş yıl sonra, 1950’de vefat ediyor… Çocuklarının hikayesiyle Sakaları anlayacağız…
Büyük kızı Havva, önce Tomanlardan Kelhalilin babasına vardı, sonra Garacanın eşi oldu; ondan boşandıktan sonra da Hakkıların Kadir’e vardı, Kahvecisüleymanın annesidir… Ortanca kızı Fadime, önce Omarcıkların Ahmetçavuş oğlu Hasan’a vardı. Üç oğlu doğduktan sonra ayrıldılar. Sonrasında Tekelilerin Kadir’e vardı… Küçük kızı Naime de Garahmetlerin Sarışükrü eşi oldu… Oğlanlardan 1907 doğumlu Mehmet Ali, genç yaşta evlenmeden vefat etti… Yalnız onun ölümünden sonra 1921 yılında bir oğlu daha olmuştu, yine adını Mehmet koydu; fakat o çocuk da 13 yaşında vefat etti… Diğer üç oğlundan Sakalara bakalım…
1. Goca Hüseyin
Sakaoğlu Ali’nin çocukların en büyüğüdür; 1904 yılında doğdu. Adının Hüseyin konmasına sebep, Eğret’e gelen Çakırköylü dedesinin hatırasınadır… Uzun boyu, gösterişli yapısı sebebiyle ‘Gocaüseyin’ diye lakaplandı.
Gocahüseyin Tekelilerin Ahmet kızı Şerife ile evlendi. Şerife Hanım; Paşaların İbram; Gocagafa ve Köressanın halaları olur… Azime ve Ayşe adında iki kızları olduktan sonra eşiyle geçimsizlikler başladı ve boşandılar…
Sakaların Hüseyin ikinci olarak Gağşakların Osman kızı Satı ile evlendi ve böylece Garapaçaların Körşükrü ile bacanak oldular… Satı Hanımdan da 1941’de Resul ve 1943’te Halil adlarında iki oğlu dünyaya geldi… (Adını bilemediğimiz üçüncü bir oğlu daha olduğu belirtiliyor.)
İki kızından büyük olan Azime, Arzımanoğullarından Kelahmetlerin Kelömer eşi oldu. Hatırlanacağı üzere Gocahüseyinin ninesi Naime de Arzımanlardandı… Küçük kızı Ayşe ise İstanbullu bir bey ile evlendi… Büyük oğlu Resul, Körşükrü kızı Nuran ile evlendi. Resul ile Nuran teyze çocukları… Küçük oğlu Halil de Takgasların Berberhüseyin kızı Esma ile evlendi. Esma’nın ninesi ile Halil’in dedesi kardeş… (Üçüncü oğlu da Terlemezlerin Süleyman kızı Aynur ile evlendi.)
Eğret’te işler yolunda gitmeyince Gocahüseyin Eskişehir’e göçtü. Damadı Kelömer de yanındaydı… Oraya temelli yerleştiler. Kendisi 1981’de eşi Satı Hanım ise 1988 yılında vefat ettiler. Cenazeleri Anıtkaya’ya defnedildi…
Büyük oğlu Resul Şarap fabrikasında çalıştı, sonra Belediye’den emekli oldu. Hüseyin ve Serpil adlarındaki iki çocuğu Eskişehir’de evlendiler. Hüseyin’in de bir kızı ve bir oğlu var. Sakaların Resul, vefat etti… Kardeşi Halil’in de Sevgi ve Hüseyin isimlerinde bir kız ve bir oğlu oldu. Onlar da Anıtkaya dışından evlendiler. 2008 Yılında Halil de vefat etti, oğlu Hüseyin’in de bir kız ve bir oğlu var… Eskişehir’deki bu Hüseyin’ler, Çakırköylü Saka Hüseyin’in üçüncü kuşak torunları…
2. Abdurrahman
Sakaoğlu Ali’nin hayatta kalan ortanca oğlu Abdurrahman, 1906 yılında doğdu. Kinislerin Mehmet kızı Atike ile evlendi. Atike Hanım Kumpirhasan ve Timitirinin kardeşidir… Ayrıca bu evlilikle Dıñali, Bükürün Ali ve Gağşakların Gadir ile bacanak oldular.
Sakaların Abdurrahman’ın iki oğlu ve bir kızı oldu; isimleri Sebahattin, İsmihan ve Celal… 1941 Yılında doğan İsmihan, Galgancıların Osman Aytar eşi oldu…
Büyük oğlu Sebahattin 1940 doğumlu… Arkadaşları tarafından kendisine ‘Aktopuk’ lakabı takılmış. Sebebi basit ve ilginç… Karakoyun yününden örülmüş ipçorap giyermiş gençliğinde… Yalnız tabanında ak ipten nakışları varmış… Hazır, zararsız ve eğlenceli bir yakıştırma… Velciklerin Hüseyin kızı Latife ile evleniyor. Latife Hanım, Sucuapdıramanın kardeşi… İkisi kız biri oğlan üç çocukları oldu; Ömür, Sultan ve Gülcan… Kızlar; Sultan, Eşeninömer oğlu Mehmet Honça eşi; Gülcan, Bükürlerden Hüseyinoğlu Menderes Ölçer eşidir… Gülcan ile Menderes’in babaları teyzeoğlu olur… İki kızın abisi Ömür ise Kayserili bir hanımla evlendi. Gurbet ve Songül adında iki kızı Anıtkaya dışına gelin oldular. Oğlu Sebahattin ise bekar…
Aktopuk Sebahattin yakınlarda, 2021 yılında vefat etti…
Abdurrahman’ın küçük oğlu 1948 yılında doğdu, adını Celal koydular. Gağşakların Ali kızı Müzeyyen ile evlendi. Celal’in de bir oğlu ve iki kızı oldu. Kızlardan biri bekar, oğlu ile büyük kızı ise Konyalılarla evlendiler… Abdurrahman oğlu Celal, 2011’de vefat etti…
Sakaların Abdurrahman ile eşi Atike Hanım 1979 yılında, yetmiş küsur yaşlarındayken arka arkaya vefat ettiler.
3. Kel Bekir
Sakaoğlu Ali’nin en küçük oğlu 1911 yılında doğdu. Adını Bekir koydular, çünkü Çakırköy’de ölen büyük dedenin adıydı… Adı Bekir idi; ama O hep ‘Kel Bekir’ diye bilindi… Yukarı Dandırlı Fatma ile evlendi. Harpte kalmış şehit Ahmet’in kızı olan Fatma Hanım, Tokanorinin üvey kızı, Hödükhalibanın karınkardeşi oluyor…
Fatma Hanım ile Kelbekirin yedi tane çocuğu oldu. İsimleri; İsmail, Bahriye, Kadriye, Ahmet, Ramazan, Kezban ve Selahattin’dir… Önce küçük yaşta iki kardeş, Ramazan ile Kezban vefat ettiler; nazardan öldükleri söyleniyor… Sonra onların ablası Kadriye gelinlik kız iken, 18 yaşında vefat etti…
Hayatta kalan tek kızı Bahriye, 1942 yılında doğmuştu. Gobakların Celil’e vardı, Ahmet ve Mehmet adında iki oğlu doğduktan sonra Celil ile boşandılar. Sonra Tatamatlı bir kocaya vardı…
Guzuguzu
Büyük oğlu İsmail 1940 doğumludur. Bir süre sonra lakabı ‘Guzuguzu’ kalacak olan İsmail, Çañlının kızı Emine ile evlendi. Üç kız üç oğlan olmak üzere altı çocukları oldu; Ömrüye, İbrahim, Hafize, Aziz, Elveda ve Murat… Altı çocuktan sonra 1972’de Emine Hanım vefat etti… Guzuguzu ikinci olarak Kesginin kızı Melahat ile evlendi, ondan da Dilek adında bir kızı oldu… Kızlarının evlilikleri; Ömrüye, Anıtkaya dışına Eyice’ye gitti; Hafize, Gambırariflerin Arif Öztürk eşi; Elveda, Kemiklerin İsmail Öter eşi; Dilek de Çolömerlerin Yalçın Salman eşidir…
Guzuguzunun büyük oğlu İbrahim, Osmanköylü Emine ile evlendi. Atalay ve Selime isimlerinde bir kız ve bir oğlu oldu. Selime, Deligızların Mustafa Önkal eşi oldu. Atalay ise Conahmetin Şakir kızı Tuğba ile evlendi; Ecrin, Hale ve Eslem olmak üzere üç kızı var… İbrahim, ailesi ve torunlarıyla Anıtkaya’da yaşıyor.
Ortanca oğlu Aziz, erken dönemde İzmir’e yerleşti. İdirizlerin Sarıömer kızı Rabia ile evlendi. Anası Emine ve analığı Melahat isimlerini verdiği iki kızı dünyaya geldi. Halen İzmir’de yaşıyorlar.
Guzuguzunun küçük oğlu Murat ise Afyon’a yerleşti. Anıtkaya dışından bir hanımla evlendi. Esra, Güner ve Hasan olmak üzere üç çocuğu var. Afyon’da oturuyorlar…
Çocuklarının durumunu anlattığımız Guzuguzu, 2010 yılında yetmiş yaşındayken vefat etti…
Ahmet
Kelbekirin ortanca oğlu 1948 yılında dünyaya geldi. Adını Ahmet koymalarına sebep Dandırlı şehit dedesidir… Babasının lakabına izafeten ‘Kelbekirin Ahmet’ diye bilinir… Kelibanın kızı Ayşe ile evlendi. Erken dönemde Afyon’a yerleşti. Kadriye isminde bir kızı ve Yücel adını verdiği bir oğlu oldu. Kızına bu ismi vermesi, genç yaşta ölen Kadriye ablasının hatırasıdır… Kızı, Arapların Gözeliban oğlu Adem Tok eşi…
Kelbekirin Ahmet’in oğlu Yücel, Anıtkaya dışından Fatma ile evlendi. İki oğlu ve iki kızı var; Murat, Ahmet, Ayşe, Buğlem…
Selahattin
Kelbekirin en küçük oğlu, 1953 yılında doğan Selahattin’dir… Timitirinin kızı Satı ile evlendi, İzmir’e yerleşti… Tekrar köyüne döndüğünde Tekel Memuruydu. Bu yüzden bir süre kendisine ‘Tekelci’ denildi; ama bu kısa sürdü. İflah olmaz GS tutkusu sebebiyle ‘Tancu’ lakabı takıldı. Şimdilerde sadece ‘Kelbekirin Seletdin’ diye anılıyor…
Satı Hanım ile Selahattin’in bir kız ve bir oğlu oldu. 1980 Doğumlu kızına merhum ablası Kadriye’nin, 1983 doğumlu oğluna da merhum babası Bekir’in isimlerini verdi. Eşi satı Hanım, çocuklarının evliliğini göremeden 2006 yılında vefat etti… Kadriye, Turabilerin İbrahim oğlu Hüseyin Külte eşidir… Bekir ise Anıtkaya dışından evlendi, Ali adında bir oğlu var…
Sakaların Kelbekir, 1983 yılında vefat etti. Dandırlı eşi Fatma Hanım da çok durmadı, 1986’da O da göçtü…
Özetleyecek olursak… Çakırköylü Bekir vefat edince oğlu Hüseyin, anası ve kardeşlerini alarak Eğret’e geldi. Hacılar/Arzımanlardan Naime ile evlendi böylece kendisi de onlardan sayıldı. Askerde sakalık yaptığı için lakabı Saka kaldı, çocuklarına da Sakalar denildi. 1934 Soyadı uygulamasında sülale adı soyadı olarak verilmediğinden Saka yerine Saki’yi almak istediler; ama o Mardaklar tarafından alınmıştı. Saka’ya benzer AK soyadını aldılar. Nedense sonradan bunu ATAY ile değiştirdiler. Halen Sakaların tamamı bu soyismini kullanıyorlar…