Sülale

Gağşaklar

   Eğret’te kullanıldığına dair Derleme Sözlüğünde bir kayıt bulamadım; ama Eski Türkçede çok yaygın ‘kağşamak’ fiili var. Bir şeyin ek yerlerinden gevşemesi anlamına geliyor. Zaten gevşemek fiilinin aslı da kağşamaktır. Ağaçtan yapılan aletlerde parçalar birbirine ağaç veya demir çivilerle tutturuluyor. Yağmurda-çamurda, güneşte-ayazda yıllarca durunca, ek yerlerinden gevşemeye, çürümeye başlıyor. Sağlamlığını kaybediyor… Kağşamak bu… Bu şekilde sıkılığını, sağlamlığını yitiren şeylere ‘gağşak’ deniliyor…

    Kayıtlara yansıyan ilk Kağşakoğlundan 1830’lu yıllarda söz ediliyor. Kağşakoğlu Ali, o sırada 66 yaşındaymış. Ona Kağşakoğlu deniliyorsa, ‘Gağşak’ lakaplı ilk kişi en azından babasıdır… Malesef daha eskiye gidemiyoruz… Eldekilere göre onun doğum tarihi olarak 1760-1770 yıllarına gitmemiz gerekir… 66 Yaşındaki Gağşakoğlu Ali uzun boylu, ak sakallı olarak tarif edilmiş… Bir de, tek gözlü olduğu… Gözünün birisi her nedense çıkmış…

    O zamanki kayıtlar, bir bakıma vergi mükelleflerinin sayımı biçiminde olduğundan kadınlara ve kız çocuklarına yer verilmiyordu. Bu yüzden Gağşakoğlu Ali’nin ana adını bilmediğimiz gibi, eşi ve kız çocuklarına dair de bilgi bulamıyoruz. Yalnız Osman adında bir oğlunu biliyoruz. Zaten Gağşakları günümüze taşıyan da bu Osman olmuştur.

    Gağşakoğlu Osman’ın doğum tarihi de 1800 yılı gibi görünüyor; çünkü kayıt tutulduğu sıradaki yaşı 31 olarak yazılmış. Bilinen sebepler yüzünden onun da eşi ve varsa kız çocuklarını bilmiyoruz. Bununla beraber, Arzıların ve Patlakların Ninelerinin Gağşaklardan olduğuna dair bilgiler var. Bu bilgilere kaynaklık eden kişiler hayatta olmadığı için ayrıntısını öğrenemiyoruz. Arzı Hanımın babası Selimlerden Mustafa idi, olsa olsa Mustafa’nın eşi olan Ayşe Hanımın Gağşakoğlu Osman’ın kardeşi yahut kızı olduğu söylenebilir. Bu da ancak tahmin olur… Patlakların Ninesi için de aynı tahmin yapılabilir…

    Eğer kayıtlardaki sıralamada bir hiyerarşi gözetildiğini düşünecek olursak, seksen hanelik listede 13. sıraya yerleşen Gağşakoğlu Ali hanesinin, Eğret’in eski ve köklü sülalelerinden birini temsil ettiğini de kabul etmek durumundayız…

    Tahminleri bırakıp gerçeklere bakalım… Osman’ın dört oğlu oldu. İsimleri; Ali, Hasan, Süleyman ve Hüseyin…  1823 ile 1830 arasında bu dört oğlan doğarken Ali Dedeleri hayattaydı. Doğal olarak en büyüklerine onun adı verildi. Daha sonra başka kardeşleri olduysa da bilinmiyor, hatta iki numara Hasan dışındaki üç oğlanın akıbeti hakkında da bilgi yok… Hasan’la devam edeceğiz….

    Gağşakoğlu Hasan 1827 yılında doğdu. Ayşe Hanım ile evlendi, fakat Ayşe Hanım kimlerdendir bilmiyoruz. Olucaklı olduğuna dair zayıf bir söylenti var… Varsa da kızları hakkında bir bilgi yok; tespit edilebilen iki oğulları oluyor… O iki oğul üzerinden bugünkü Gağşaklara uzanacağız…

Share with others

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir