Mihrioğlular
Deliosmanoğlu Ali’nin altı çocuğuna tekrar bakalım; üç kızın durumu şöyle… Beş kardeşin de ablası olan büyük kızı Şerife, 1850 yılında doğdu. Emiralilerin Mehmet’e vardı, Yeşilömerin anasıdır… 1859 Yılında doğan ortanca kızı Fatma, Danaoğlu Hüseyin’e vardı; Şapgöbek ve Dananın Hüseyin’in nineleridir… Küçük kızı Ümmü’ye Emeti de derlerdi, 1860 yılında doğdu. Omarcıkların Ömer ile evlendi, sonra kendi adı Omarcıkların bu kolunun sülale adına dönüştü. Emetinin Dikhasanın ninesidir…
Oğlanlara gelelim… Deliosmanın kardeşi adını alan küçük oğlu Hüseyin, Hasan kızı Gülsüm ile evlendi. İbrahim ve Ali Osman adında iki oğulları oldu. 1889 ve 1891 doğumlu bu iki kardeş evlendiler ama çocuk kaydı yok, haklarında başka bilgi de bulunmuyor. Yaşları ve çağın şartları gözönüne alınırsa Cihan harbi kayıplarından oldukları söylenebilir. Zaten babaları da 1908’de vefat etmişti, o kapı kapanmış oldu…
Ortanca oğlu Süleyman da Fatma Hanım ile evlendi, onun tek oğlu Ali ileride Cingenali olarak lakaplanacak ve çocuklarının oluşturduğu sülale Cingenaliler diye bilinecektir…
Büyük oğlu Osman’a gelince… İbrahim kızı Mihri/Mihriye Hanım ile evlendi. Eğret dışından olduğu tahmin ediliyor Mihri Hanım… Az rastlanan bir isim olarak ‘Mihri’nin Eğret’te ilginç bulunduğu kesin…
Bir kız bir oğlan, iki çocuklarından haberimiz var. Ölen kalan olduysa, yahut kızlardan Eğret dışına gelin olan varsa bunları bilemiyoruz. Kızı Kezban 1855’te doğdu ve Alemdaroğlu/Kekliklerin Mehmet ile evlendi. Bu Mehmet, Tellal Dayı diye bilinen Alemdaroğlu Hüseyin’in abisi, Kekliklerin Kelalinin de dayısıdır…
Mihri Oğlu
Kezban’ın kardeşi İbrahim ise 1877 yılında doğdu… Aralarında bu kadar yaş farkı olması, bu arada bazı kardeşlerinin ölmüş olabileceği kuşkusuna yol açıyor. Yahut da kız kardeşlerin Eğret dışına gelin gitmiş olabileceklerine… Aslında bu senaryoya uygun bir rivayet var…
Duyduğuma göre üç kız kardeş daha varmış, bunlar Dandır, Karacahmet ve Beşkarış’a gelin gitmişler. Sadece Dandır’a gelin olanın adı Şerife olduğu bilgisi bugüne gelmiş, diğer ikisinin ismi bilinmiyor… Buraya kadarki Dandır, Karacahmet ve Beşkarış’a giden üç kız olayı tamamen şifahi anlatımlardan derlendi. Yazılı belgeye dayanmadığı için tutarsızlıklar fazla görünüyor; ancak bu durum, olayın büsbütün gerçek dışı olduğunu göstermez. Sadece anlatanlar, bağlantı noktalarında yanılmış gibi görünüyor. Kanaatime göre bu üç kız, Osman-Mihri çocukları değil; Osman’ın halaları olan Emine, Şerife ve Ayşe’dir ve Kethüda Osman’ın kızlarıdır… Hani şu, babaları öldüğünde henüz küçük yaşta olup da abilerinin vasilik yaptığı kızlar…
Dandır’a giden Şerife hakkında elde kalan bilgiler şöyle: Adını Şerife koydukları bir kız çocuğu dünyaya gelir. O Şerife’nin de beş çocuğu olur. Kamil, Mehmet Ali, Selahattin, Cemile… Cemile, Dandırlı Kemiklerin Ahmet (Çetinkaya) ile evlendi, Ramazan adında bir oğlu var…
1906 tarihli bir mahkeme kaydından ‘Deliosmanoğlu İbrahim’, Kezban ablasının kızı Satı’nın Dandır’a gelin olmasında aracılık yaptığı anlaşılıyor. Aslında Mihrioğlu İbrahim’in yaptığı, iki yeğenini, yani ikinci kuşaktan teyze çocuklarını başgöz etmekten başka bir şey değilmiş…
Üyük (Beşkarış) köyüne gelin giden kızın adı bilinmiyor; ama Emine veya Ayşe olduğunu biz biliyoruz… Osman adını verdikleri bir oğlu oldu. Kayınpederinin adı da olabilir; ama babasının adının Osman olduğu unutulmamalı. Osman da evlendi, onun da bir oğlu oldu; adı Resul… 1960’lı yıllarda Almanya’ya giden Resul, kesin dönüş yaptı, şu anda Beşkarış’ta yaşıyor.
Karacaahmet’e gidenle birlikte üç köydeki; Dandır, Karacaahmet ve Beşkarış’ta onların kurduğu ailelerin çocuklarına ‘Mihriler’ denilmesi kafaları karıştırabilir. Acaba Osman/Mihri kızı mıydı bunlar diye kuşku duymak doğaldır. Lakin Eğret’teki Mihrioğlularla ilişkilendirildikleri için de öyle adlandırılmış olabilirler.
Evet, Deliosmanların Osman ile Mihri Hanımın 1877 doğumlu tek oğluna ‘Mihrioğlu’ dediler. Bu gayette belirgin bir lakap oldu, çünkü başka bir Mihri oğlu daha yoktu… Fakat Kethüda Deli Osman’ın torunlarının bu kolundan çoğalanların sülale adına dönüşecektir bu isimlendirme…
Söylendiğine göre Mihrioğlu İbrahim, variyet bakımından zamanının sayılı kişilerindenmiş. Bu varlığın sebebi Kethüda Osman dede olabilir… Vakti geldiğinde, Tekelioğlu Mehmet Ali kızı Habibe ile evlendi. Bu evlilikten sonra Habibe Hanım’a atfen sülaleye ‘Hebbeler’ dendiği de oldu. Daha önemlisi, bu evlilik sayesinde Tekelilerin Taşkın/Temel kolları ve Bilaller sülalesiyle de bir bağ kurulmuş oldu; zira Habibe Hanım, o sülale büyüklerinin kardeşiydi…
İbrahim ile Habibe’nin beş çocukları oldu; üçü erkek, ikisi kız. Yaşlarına göre sıralarsak: Osman, Ayşe, Sultan, Mehmet, Hasan Hüseyin…
Mihrioğlunun Cihan Harbinde şehit olduğu anlaşılıyor. Torunları Onun Çanakkale’de kaldığını söylüyor, listede adına rastlayamadım; büyük ihtimalle başka bir cephede şehit oldu, bütün Cihan Harbini Çanakkale ile özdeşleştirdikleri için bütün şehitlere Çanakkale şehidi gözüyle bakılıyor…
Eşi Habibe Hanım kocasının şehadetinden sonra kırk yıla yakın daha yaşamış ve 1954 yılında seksen yaşındayken vefat etmiş… Yukarıda isimleri sayılan çocuklarına bakalım…
Ayşe, Hacımamutlardan Gambırarif (Arif Öztürk) eşidir. Bundan sonra Gambırariflere bu lakabın yanında Hebbeler de denilecektir. Ayşe’nin ana adına işaret olarak tabii… Küçük kız Sultan da Tomanların İbrahim (Köz) eşidir…
Mihrioğlu Kötü Osman
Mihrioğlu İbrahim, 1897’de doğan büyük oğluna babasının adı olan Osman ismini koydu. Mihrioğlu Osman, Osmanköylü bir hanımla evlenip oraya yerleşti. Çobanlık yaptı, koyun kuzu güttü. İki oğlu olduysa da hastalanıp vefat ettiler. Bu arada eşi de vefat edince Osmanköy ile bağı kalmadı…
Karacahmetli Fadime Hanım ile ikinci evliliğini yaptı. Hatırlanacağı üzere Osman’ın bir büyük halası Karacahmet’e gitmişti. Fadime Hanımı buradaki yakınları vasıtasıyla bulmuş olmalı. Hatta Fadime ile Osman’ın geniş kuşaktan hala-dayı çocuğu olduğunu düşünmek daha mantıklı… Şu da belirtilmeli, bu Fadime Hanımın da ikinci evliliği oluyor. İlkini Muratanlarlı biriyle yaptı ve ondan ‘Yeni Hasan’ olarak lakaplanacak Gasap Halil Temel’in dedesi doğmuştu. (Yenihasan sonradan Eğret’e gelip yine Deliosmanların Cingenaliler kolundan bir başka Fadime, Gasaphalilin ninesi ile evlenecektir.) Neyse, Osman ile Fadime Hanımın 1941 yılında Ahmet adını verecekleri bir oğulları dünyaya geldi… Ahmet’in ileride yerleşip iş kuracağı yer Kütahya olacaktır…
Mihrioğlu Osman’ın 1952 yılında ölümüyle dul kalan eşi Fadime Hanım, Eğret’te dul kalan Tingildeklerin damadı Yörük Tahir Akyol ile evlendi. Bu sırada kendisine ‘Şalsız Nine’ diyorlardı. Tahir’in de ölümü üzerine Mihrioğlu Ahmet annesini tekrar yanına, Kütahya’ya götürdü… Karacaahmetli Şalsız Nine Fadime hakkında bu kadar çok durmamızın sebebi, onun Kethüda Osman’ın Karacahmet’e giden torunlarından olma ihtimalidir. Yani yaptığımız şey, yine Deliosmanların izini sürmek… Şalsız Nine 1977 yılında vefat etti…
Bu arada Kütahya’da yurt tutan Mihrioğlu Ahmet Gülser Hanımla evlendi. Lütfiye, Ülkü, Sadık ve Osman adlarında iki oğlan iki kız, dört çocuğu oldu,… Büyük oğlu Sadık, Antalya’da ikamet ediyor. Kızı Lütfiye ise İzmir’de… Küçük oğlunda babasının adını yaşatıyor, ismini Osman koymuş… Baba oğul Mihrioğlular Kütahya Sanayisinde kurdukları işlerinin yürütüyorlardı; Mihrioğlu Ahmet 2023 yılında vefat etti…
Mihrioğlu Kötü Osman konusunu kapatmadan bir hususa dikkat çekmek gerekiyor. Baştaki Kethüda Osman’ın beşinci kuşaktan torunu olan Mihrioğlu Osman’a ‘Kötü Osman’ lakabı takılmasında kötü niyet aramamak lazım. Bence büyük büyük dedesinin lakabı/ünvanı olan Kethüda kelimesini 20. yüzyılda Eğret’te böyle telaffuz ettiler; diller ‘Kethüda’ya dönmedi, ‘Kethüda Osman’ diyecek yerde ‘Kötü Osman’ dediler…
Mihrioğlu Mehmet
Ortanca oğul Mehmet ise 1914’te doğdu. Canalilerden Refiye ile evlendi. Dört çocukları oldu: Nuran, İbrahim, Ahmet ve Habibe. Mihrioğlu Mehmet de çocuklarına ana babasının adını vermeye dikkat etmişti. Nuran, Muslulardan Halil (Efe) eşi; Habibe de Gocibanın Mahmut (Özen) eşi olacaktır…
Büyük oğlu İbrahim, Danaların Mehmet (Dalmışlı) kızı Kezban ile evlendi. Kezban Hanım aynı zamanda teyzesinin kızıdır. Bu arada Yumrukların Halil Tüplek ile bacanak oldular… Üç kızları oldu; Seviye, Gönül, Refiye… İzmir’de yaşıyorlar…
Küçük oğlu Ahmet; Kedivelilerden İbrahim (Ildız) kızı Zeliha ile evlendi. Araphüseyinin Mevlüt Eser, Çetenin Muhittin Patlar, Tırılın Aziz Tırık, Gecegondunun Mehmet Omak ve Tevfiklerin Metin İdis ile bacanak oldular…. Onların da üç kızı oldu; Özlem, Öznur ve Yasemin… Ahmet yazları Anıtkaya’da geöiriyor..
Mihrioğlu Mehmet, aslında yukarıda belirttiğimiz şekliyle dört çocuğunun hiç birinin mürüvvetini göremedi. Yakalandığı siroz hastalığı ilerlemişti. Küçük kardeşi Hasan Hüseyin İzmir’de tedavi ettirdiyse kurtulamadı. 1960’da vefat ettiğinde en büyük çocuğu henüz 12 yaşındaydı…
İzmir’de öldü, orada defnedildi. Bir süre sonra unutulan mezarının tekrar bulunması da ilginçtir. Vefat ettiğinde küçük yaşlarda bulunan oğlu Ahmet, yıllar sonra hastanede çalışmaktadır. O sırada bir münasebetle hastaneye yolu düşen zamanın Mezarlıklar Müdürüne, babasının mezarının kayıp olduğunu, ziyaret ve dua edemediklerini bildirip onun bulunmasını rica eder. Vefat tarihi ve isimden yola çıkılarak kayıtlar ve taşlar incelenir ve Mihrioğlu Mehmet’in mezarı tespit edilir. Oğlu Ahmet Eşit’in gayretleriyle keşfedilen mezara, mesleği demircilik olan damadı Mahmut Özen demir korkuluk yapar. Yeni bir taş da dikilerek mezar mamur hale getirilir…
Mihrioğlu Çete Hasan
‘Çete’ lakabıyla tanınan Hasan Hüseyin, Mihrioğlu İbrahim’in en küçük çocuğudur; 1916’da doğdu… Dandırlı bir hanımla evlendi. İzmir’e yerleşip kendince bir iş kurdu. Askeri ayakkabı, postal yapım ve tamirine dair bir iş… Ağabeyi Mehmet’in sonuçsuz tedavisi ve vefatı sırasında meşgalesi bu idi…
Bir kız, bir oğlan iki çocuğu oldu. Çete de çocuklarına ana babasının adını koydu: Habibe ve İbrahim… Eşi kendisini terk ettiğinde çocukları küçük olduğundan evlatlık vermek zorunda kaldı. Çocukların yeni aileleri, isimlerini Cemile ve Erol olarak değiştirdiler. Mihrioğlu Çete, sonradan Yozgatlı Naciye Hanım ile evlendi. Yeğeni (Ağabeyi Mehmet’in oğlu Ahmet), ölümüne tanık olduğu yengesi Yozgatlı Naciye Hanım’dan sitayişle behsediyor… Çete Hasan, 1969 yılında İzmir’de vefat etti…
Mihrioğlu İbrahim’in oğulları; Mihrioğlu Osman, Mihrioğlu Mehmet ve Mihrioğlu Hasan Hüseyin, soyadı kanunu ile ‘EŞİT’ soyadını aldılar…