Sülale

Canaliler

    19. Yüzyılın ortalarında doğan Ali, Eğret’te lakabını soyadı olarak alan nadir sülalelerden birinin büyüğüdür. Çünkü kendisine ‘Can Ali’ diyorlardı. Böylece onun çocukları ‘Canaliler’ diye bilinir oldu ve soyisim olarak da ‘Can’ı benimsediler. Belki de asıl Can Ali bahsettiğimiz bu kişinin dedesi filandır, 1850 doğumlu Ali de aslında bir ‘Canalioğlu’dur. Öncesini tespit edemediğimiz için kendisine ilk ‘Can Ali’ diyeceğiz. 

    Atalarının birkaç asırlık Afyon yerlisi olduğuna dair rivayetler var; ama belgelendirilemediği için söylenti olarak kalmış. Eğret’te nispeten yeni olabilirler, zira 1831 kayıtlarında bir karşılığını bulamadım.

    Neden bu lakap takıldığına dair bir fikir oluşmadı. ‘Can’ sıfatı, içten ve samimi dostluklarda kullanılıyor. Bir de Alevilikte mensuplar için kısaca bu kelimeye başvurulmuş. ‘Can’ ile ‘Ali’nin birleşimi böyle bir çağrışım da yapıyor.

    Birinci Canali

    Can Ali, Abdullah kızı Fatma Hanım ile evleniyor. Benzer kimlik bilgileri Eğret kütüğünde bulunmadığından yola çıkarak Fatma Hanımın da Afyon kökenli olduğu düşünülebilir. Üç çocukları var; kızları Emine ve Ayşe… 

    1893’te doğan Emine, Selimler/Paşagızıların Hasan oğlu Ahmet’in ilk eşidir. Çocukları yoktu, Ahmet bunun üstüne bir daha evlenince ayrıldılar. Daha sonra yine Selimlerden Gılindirmustafaya vardı. Orada da çocuğu olmamış, bu vaziyette 1970 yılında vefat etti… Ayşe hakkında bilgi yok…

    Can Ali’nin oğlu Mehmet 1897’de doğdu. Kayıtlardakinin aksine, ‘Ahmet’ olarak bilindiği ve öyle çağrıldığına ilişkin bilgiler var. Biz de ona uyup Ahmet diyeceğiz, yalnız Bacıdede bu konuda şaşmaz ölçüdür, onun defterinde de Mehmet diye kaydedilmiş… Bununla beraber köylü kendisini hep Canali diye bilmiştir… Daha küçükken babası vefat etmişti, evlenip yuva kuramadan da annesi öldü… 

    Cihan Harbi sırasında Aliciklerin Osman kızı Ümmühan ile evlendi. Alicikler de Afyon kökenliler, ama Canalilerden biraz daha evvel gelmişler Eğret’e… Ümmühan Hanım 1890 doğumlu, yani Canalinin Ahmet’ten altı yedi yaş daha büyük… Çünkü önceden Garmenlerin Ahmet eşiydi. Kocası harpten dönmeyince dul kalan Ümmühan Canalioğlu Ahmet’e geldi. 

    Ümmühan Hanımın bir de Aliye Ablası  var, İdirizlerin Hasan eşiydi sonradan Garapaçaların Hüseyin’e vardı. Bu yüzden Canalinin Ahmet, Avganın babası Hüseyin ile bacanaktır…  

    Şu durumda Ümmühan Hanımı tanılamaya çalışalım. Gocaosmanın ikinci hanımı ZağarayşanınEsenin hanımı YanalhatcanınMüdüroğlunun hanımı GızılgızınPatlakşerfesinin ve Avganın teyzeleri olur… Ümmühan Hanımın İbrahim abisinden yeğeni Ramazan, Naymelerin dedesi olur. Küçük kardeşi Kelçakırdan yeğeni de Çakıriban İbrahim Ata’dır… Pozisyonlarını belirledikten sonra artık çocuklarına geçebiliriz…

    Canalioğlu Ahmet ile Ümmühan Hanımın ikisi kız üçü oğlan, beş çocuğu oldu. İsimleri; Ali, Hasan, Satı, Refiye ve Ali Osman… Büyük kızı Satı, Danaların Mehmet ile evlendi, Asker lakaplı İbrahim Dalmışlı’nın anasıdır. Kocası 1952 yılında vefat etti, bir müddet dul yaşadı sonradan Hacıiresil ile de bir evliliği oldu, 2003’te vefat etti…

    Diğer kızı Refiye önce Mihrioğlu Mehmet ile evlendi; İbrahim ve Ahmet Eşit’in analarıdır… Mihrioğlu 1960 yılında ölünce bir müddet sonra Ümmünün Seydiye vardı, ondan olan Mustafa Selman’ın anasıdır; 2021 yılında vefat etti… 

    Ayrıca en küçük oğlu 1929 doğumlu Ali Osman, sekiz dokuz yaşlarındayken ölmüş…  Canalioğlu Ahmet’in hayatta kalan iki oğluna bakacağız… Bacıdedenin adını Mehmet diye belirttiği kayıtlardan anladığımıza göre, Canalioğlu Ahmet ile karısı Aliciklerin Ümmühan Hanım aynı yıl, 1946’da artlı önlü vefat etmişler… Yalnız Canalioğlu Mehmet’in öldüğü Mart ayının sonlarında yarım metre kar yağdı. Vefat eden Canali, hava muhalefeti sebebiyle tam üç gün boyunca defnedilemedi. 28 Mart’ta vefat etmesine rağmen ancak 31 Mart günü cenaze toprağa verildi. Uzun yıllar o günlerde ortaya çıkan soğuğa ‘Canali Kışı’ denildi. Ölümünü takvimlere böyle kaydettirmiş oldu.

    İkinci Canali

    Büyük oğluna, ‘İkinci Can Ali’ dense yeridir. Canalioğlu 1916 yılında doğan oğluna babasının adını verince böyle bir durum oluştu. Zaten Eğretliler Canali deyince onu bilip onu kastediyorlardı. Oysa daha öncesinde belki de Afyonlu bir Canali dedesi vardı… 

     Canali, Körüslerin Mehmet kızı Zehra ile evlendi. Diğer dört amcası gibi babası da Cihan Harbi şehidi olan Zehra’nın anası Ümmühan da İdirizlerden olup Hamsincinin kardeşidir… Şunun için ayrıntıya giriyoruz, Canali Zehra ile evlenince Ümmühan Hanımın evine yerleşecektir. Daha doğrusu, kimsesiz kalmış bu şehit ailesine sahip çıkacak olan kişidir…

    Eşi Zehra Hanım ayrıca üç kız kardeşin ortancası oluyor. Satı Ablası son zamanlarında Garaca Süleyman’a varmış; çocuğu olmamış ve öylece 1964 yılında vefat etmiş. Küçüğü Refiye ise hiç evlenmemiş, Zehra’nın yanında 1987’de vefat etmiştir…

    Daha kızını Canali ile evermeden yıllar önce, 1926’da Ümmühan Hanım Hükümete başvurup durumunu anlatıyor. Kocasının şehit olduğunu, üç yetim kızıyla çaresiz kaldığını, bu yüzden kızlara nafaka talebini bildiriyor. Bu talebine olumlu bir cevap bulamamış. Kim bilir neler neler yaşadılar kızını everene kadar…

    Canali Zehra Hanımla evlenip, kaynanası ve baldızlarının da bulunduğu Körüslerin eve yerleşirken mevcut atmosfer anlaşıldı sanırım… Baldızlarını söylemiştik, orada kaynanası İdirizlerden Ümmühan Kök Hanımın vefat ettiği tarih ise 1967’dir… 

    Şimdi Canalinin çocuklara gelelim. Üçü kız, yedi çocukları oldu; Fadime, Emsal, Ümmühan, Ahmet, Mehmet, Halit… 1946 Yılında doğup bir yaşındayken vefat eden bir oğlan daha var, adı Yüksel imiş… Ayrıca en küçükleri Halit de küçük yaşta vefat etmiş…

    Büyük kızı Fadime, Böbülerin Veli eşi; Emsal, Gıdilerin İban eşi; Ümmühan ise Hamzaların Adem Hoca eşi oldular. Üçü de İzmir’de oturuyorlar… 

    Büyük oğlu Aziz, Arzıların Piremehmet kardeşi Fadime ile evlendi; Doğvellerin Ömer, Garaburunun Şevket ve Hafızın Torun Ahmet ile bacanak oldular… Bir kız bir oğlu oldu…

    Ortanca Ahmet, Olucak’tan Nisbet Hanım ile evlendi ve iki kız bir oğlu oldu. Emekli olduktan sonra da Afyon’da oturuyordu; ama son dönemde yılın büyük bölümünü Anıtkaya’da geçiriyor…

    Canalinin en küçük oğlu Mehmet ise Altındişin Hasan kızı Hatice ile evlendi; Garaburunun Osman ve Kelapdıllanın Hasan ile bacanak oldular… Mehmet’in de iki oğlu bir kızı oldu; kendisi Afyon’da büyük oğlu Ali ise Anıtkaya’ya yerleşik…

    1975 Yılının Mart ayının ortalarında, 16 Mart günü Canali vefat etti. Eşi Zehra Hanım ise uzun yıllar daha yaşadı ve  1998’de vefat etti…

    Şeytan Hasan

    Canalioğlu Ahmet’in ortanca oğlu 1918 yılında doğdu. Adını Hasan koydukları bu çocuğa, zeki ve kurnaz oluşundan dolayı ‘Şeytan Hasan’ denmiş olmalı… 

    Şeytanhasan, Gambırarifin kızı Gülsüm ile evlendi. Altı çocukları oldu, bunların isimleri; Gülfem, Şevket, Ali Osman, Ahmet, Asım ve Mehmet’tir…

    Tek kızı Gülfem, Hacametlerin Sarışükrünün Gıvırcık Mehmet Patlar ile evlendi.

    Büyük oğlu Şevket, Yeşilömerler kızı Halime ile; Ali Osman, Telliler kızı Hafize ile; Ahmet, Gavalcılardan Munise ile; Asım, Galgancılardan Fadime ile; Mehmet de dayısı Gambırarifin İzzet kızı Ayşe ile evlendi…

    Şeytanhasan 1997’de eşi Gülsüm Hanım ise 2010 yılında vefat ettiler… Canalioğlu Ahmet’in iki oğlu Ali ve Hasan kardeşler, bir dönem İzmir’de bulunup orada da mülk sahibi olmuşlar. Sonra nasıl olduysa tekrar Anıtkaya’ya dönülmüş… İki kardeşten birinin ‘Can’ diğerinin ‘Şeytan’ diye sıfatlandırılması da çok garip… 

    Son Canaliler

    Soyadı kanunu ile ‘Can’ soyismi alındığı için üçüncü nesil Canalilere ‘Ali Canlar’ da diyorlar. Onlar, İkinci Canali oğulları Ahmet ve Mehmet’in çocuklarıdır. 

    Son Canaliler…

Share with others

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir